• /
  • Turlar
  • /
  • 3 Şehir 3 Müze

3 Şehir 3 Müze

Tarih : 26 Ekim 2019 - 29 Ekim 2019 Diğer Tarihler

4 Gün / 3 Gece

Kişi Başı Fiyat

2155 TL'den başlayan fiyatlarla
Antakya, Zeugma, Gaziantep, Göbeklitepe, Urfa


Gezilecek Ülke(ler)

Türkiye

Ücrete Dahil Olan Hizmetler

İstanbul/Gaziantep - Şanlıurfa/İstanbul uçak biletleri (ekonomi sınıfı);
1. ve 2. gün, akşam yemekleri;
3. Akşam, Urfa, Cevahirhan Restoranda sıra gecesi ve akşam yemeği;
1.,2.,3. ve 4. gün, programda belirtilen restoranlarda öğle yemekleri;
Yemeklerde meşrubat, su ve kahve ikramı;
Şarlıurfa Hilton Garden İnn, Gaziantep Novotel ve Antakya Grand Boğaziçi otelde konaklama ;
Konforlu araç ile seyahat;
Rehberlik hizmetleri.
Tüm bahşişler ( Tur Rehberi Bahşişi hariç* ) ;
Seyahat sigorta paketi.

Ücrete Dahil Olmayan Hizmetler

Ören yerleri girişi için müze kart;
Programda belirtilmeyen geziler;
Tur lideri bahşişi**;
Her türlü kişisel harcama;

Tarihler

26 Ekim 2019 - 29 Ekim 2019

Aşağıda size en uygun paketi belirledikten sonra » Satın Al butonuna basarak ödeme sayısında konkalmamak istediğiniz oda tipini, kişi sayısını ve taksit seçeneğini belirleyerek işleminizi tamamlayabilirsiniz. İşlemleriniz hakkındaki sorularını için 0212 354 2424 No'lu telefondan hemen bizimle iletişime geçebilir veya tur bilgi talebi formu üzerinden talepte bulunabilirsiniz.

En Uygun Alternatifler

3 Şehir 3 Müze Standart Paket
3 Gece / 4 Gün - Uçuşlar + 7 Yemek + Tüm Turlar dahil

3 Şehir 3 Müze


Antakya, Zeugma, Gaziantep, Göbeklitepe, Urfa

Son senelerde, Mezopotamya kapılarında, tesadüfen bulunan höyüklerde yapılan kazı ve araştırmalarda veya baraj sularından kurtarmak için mecburiyetten yapılan kurtarma kazılarında bulunan harika eserler iki devasa ve çok güzel müzenin yapılmasına neden oldu: Gaziantep ve Şanlıurfa Arkeoloji müzeleri. Birinde Zeugma'nın muhteşem villalarının mozaikleri, öbüründe ise Göbeklitepe'nin kült yapıları modern tekniklerle sergilenmekte. Sadece bu iki müze bile önemli bir seyahat nedeni olmaya yeterli. Birde buna yenilenen Antakya Müzesi ; Yesemek, Göbeklitepe, Zeugma gibi ören yerleri ve bu üç şehrin tarihi dokuları ile yöresel lezzetleri eklenince, ortaya, kaçırılmaması gereken, dopdolu geçireceğiniz üç günlük bir yolculuk çıkmakta...

Turun Özellikleri

İstanbul'dan Türk Hava Yolları ile Gaziantep'e gidiş ve Urfa'dan dönüş.
Sabah uçuşu ile gidip, akşam uçuşu ile dönerek 3 Gece ve 4 Tam Gün gezi imkanı .
Harran, Göbeklitepe, Zeugma, Halfeti ve Yesemek gezileri.
Program; Şanlıurfa, Gaziantep ve Antakya arkeoloji Müzelerini rahat gezebileceği şekilde düzenlendi .
Şanlıurfa, Gaziantep ve Antakya'da geceleme ve şehirlerin tarihi dokularının keşfi.
Öğle yemeklerinde yöresel lezzetlerin keşfi.
Şanlıurfa'da sıra gecesi.

Tur Programı

26 Ekim 2019 , Cumartesi İstanbul - Gaziantep - Yesemek - Antakya

Sabah, İstanbul Havalimanı'nda buluşma ve Türk Hava Yollarının 06.15'deki uçuşuyla Gaziantep'e hareket. Saat 07.55'de Gaziantep'e varış, karşılama ve Antakya'ya doğru yola çıkış. Yolda Yesemek Açık Hava Müzesi ziyareti. Yakındoğu'nun en büyük açıkhava heykel atölyesi olarak, içerisinde halen çok sayıda heykel taslağı bulunmasının yanısıra, atölyeden elde edilen bilgilerle, taş blokların taşocağından kesilmesinden, değişik türde heykellerin taslak haline getirilmesine kadar, pek çok aşamanın öğrenilebilmesi nedeniyle benzersiz olan, antik dünyanın sanat merkezi Yesemek, Unesco Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'nde yer almaktadır. Yesemek, M.Ö. 14. yüzyıl ile 7. yüzyıllar arasında, yakındoğunun en büyük taş ocağı ve heykel işleme atölyesidir. Yerli halk Hurriler'in çalıştığı atölye, bölgenin Hitit hakimiyeti altına girdiği, M.Ö. 2000 yılının ikinci yarısında, İmparator I.Suppiluliuma zamanında işletmeye açılmış. M.Ö. 1200'lerde yaşanan deniz kavimleri saldırısının ardından faaliyetleri zayıflayan atölye de, M.Ö. 9. yüzyılda Geç Hitit Krallıkları ile çalışmalar tekrar yoğunlaşmış ve bu ikinci dönemde özellikle, Hitit, Suriye, Arami ve Asur sanat unsurları ağırlık kazanmış. Oriantalizm adıyla anılan bu üslup, batıda gelişmeye başlayan Ege kültürlerini etkileyerek Yunan sanatının çekirdeğini oluşturmuş. M.Ö. VIII. yüzyılın son çeyreğinde, Asurlular tarafından faaliyetine son verildiği bilinen atölyede, adeta zaman donmuş gibi, her şey olduğu yerde kalmış, Yesemek gezisinin ardından Antakya'ya varış. Dünya'nın ilk ışıklandırılmış caddesi olduğu söylenen Kurtuluş Caddesi'nde ve eski Çarşı kültürünü doyasıya yaşayacağınız Uzun Çarşı' da kısa bir yürüyüşün ardından, yerel bir restaurant da yöresel lezzetlerin tadımı. Yemekten sonra, Aralık 2014'te yeni yerinde açılan Hatay Arkeoloji Müzesi gezisi. Müze eskiden beri barındırdığı eşsiz güzellikteki mozaiklerle tanınır. Çok detaylı işlenmiş ve muhteşem renklere sahip mozaik koleksiyonu dünyada büyüklük açısından ikincidir. Müze aynı zamanda dünyanın üçüncü büyük sikke koleksiyonuna da ev sahipliği yapmakta. Müze gezisinin ardından, Antakya'yı tanımak üzere keşif turu: Sarımiye Camii, camiinin yanında yer alan Katolik Kilisesi ve camiinin karşısındaki Sinagog'u ziyaret edip eski sokakların havasını soluduktan sonra otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

27 Ekim 2019 , Pazar Antakya - Gaziantep

Sabah, kahvaltıdan sonra, Gaziantep'e hareket. Varşta , 2011'de açılan Zeugma Mozaik Müzesi ziyareti. Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi gerek yapısal kompleksi gerekse içinde yer alan eserleri açısından dünyanın en önemli müzeleri arasında yer almakta. Müzenin koleksiyonunda Roma ve geç antik döneme ait 2.748 m2 mozaik ve 140 m2 duvar resmi bulunmakta. Bu eserler, Zeugma Antik Kenti'nin, nehre bakan teraslardaki, zengin tüccarların villalarından gelmekte. Müzede mozaik ve freskler dışında, bir çok değerli eser sergilenmekte. Bunlardan bronz Mars heykeli, sergilenen önemli parçaların başında gelir. Ayrıca dünyaca ünlü Çingene Kızı mozaiği' ni de burada görebilirsiniz. Gezinin ardından, öğle yemeğinde Dukat Kebap'ta Beyran tadımı.. Daha sonra, Gaziantep'in tarihi dokusunu keşfetmek için Tarihi Evleri, Sokakları, Bakırcılar Çarşısı, Zincirli Bedesten ve Pişirici Mescidi Kesteli gezisi. Gaziantep Kastelleri su mimarisinin dünyada benzeri bulunmayan eşsiz örnekleridir. Bunlar bir çok işlevi bulunan yapılar olarak inşa edilmiş. Türk Mimarisi'nde sadece Gaziantep'te bulunan bu yapılar kısmen veya tamamen yer altında bulundukları için pek dikkati çekmemişler. Gaziantep şehir merkezinden geçen Alleben Deresi gibi bir su kaynağına sahip olmasına rağmen, tarih boyunca yeraltı su kaynakları bakımından fakir bir şehir olmuş. İnsanlar buldukları suyun buharlaşma veya başka bir yolla kaybolmasını önlemek için yerin altından açtıkları ''Livas'' denilen kanallarla suları belli bir merkeze toplamışlar ve bu merkezden de şehre dağıtmışlar. Genel olarak cami altlarından geçen su kanallarının belli bir noktasına yüzeyden 30-40 merdivenle inilen ve adına ''Kastel'' denilen; içinde tuvaleti, yıkanma yeri, dinlenme ve abdest alma yerleri, hanımların çamaşır ve yün yıkama mekanları ve bazılarında namaz kılma alanlarının da bulunduğu genişçe mağaramsı boşluklar oluşturulmuş. Gezeceğimiz Pişirici Mescidi Kasteli bunların en önemli örneklerinden biridir. Şehir merkezinde serbest zamanın ardından otele yerleşme. Akşam Aşina Gaziantep Mutfağı'nda yerel kebap ve tatlıların tadımı. Geceleme otelde.

28 Ekim 2019 , Pazartesi Zeugma - Halfeti - Birecik - Göbeklitepe - Urfa

Sabah, kahvaltının ardından Zeugma'ya doğru hareket . Zeugma Antik Kenti, M.Ö. 300'de Büyük İskender tarafından ''Selevkia Euphrates'' adıyla kurulmuş. Kommagene Krallığı'nın dört büyük şehrinden biri olan kent, M.Ö. 31'den itibaren tamamıyla Roma İmparatorluğuna bağlanmış ve adı ''köprü'', ''geçit'' anlamına gelen ''Zeugma'' olarak değişmiş. Fırat Nehri'nin kıyısında yaklaşık 20.000 dönümlük bir arazi üzerine kurulu olan Kent, Fırat'ın geçilebilir en sığ yerinde olması, askeri ve ticari bakımdan çok stratejik bir bölgede bulunması nedeniyle tarihin her döneminde önemini korumuş. Roma İmparatorluğu'nun 4.Skitia Lejyon Garnizonu'nun burada konuşlandırılması ve ticaret sebebiyle kısa zamanda 80.000 nüfusa ulaşan Zeugma'da, Fırat manzaralı yamaçlara villalar inşa edilir. Bu büyük nüfus ile Zeugma dünyanın en büyük kentlerinden biri haline gelir. Yapılan kazı çalışmalarında A, B ve C olarak üç bölümde incelenen şehrin villaları ve çarşılarının bulunduğu A ve B bölümleri bugün Birecik Hidroelektrik Baraj gölü altında bulunmaktadır. Henüz kazı yapılmamış C bölümünde ileride bir açık hava müzesi oluşturulması planlanmaktadır. Zeugma gezisinden sonra, Birecik'e doğru yola devam: Birecik'teki Kelaynak üreme çiftliğinde mola ve Birecik Barajı sularının altında kalan Halfeti'ye doğru yola devam. Halfeti'de şehir ve kale kalıntılarının etkileyici manzarasını yakından görmek için tekne ile bir gezinti ve sonrasında öğle yemeği. Yemekten sonra, Göbeklitepe'ye hareket. Dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğu olan Göbeklitepe, araları taş duvarla örülü T biçimindeki 10 - 12 yuvarlak planda dizilmiş dikilitaş ve merkezine yerleştirilmiş daha yüksek boyda iki dikilitaştan oluşmakta. Bu dikilitaşların çoğu üzerinde insan, el ve kol, çeşitli hayvan ve soyut semboller, kabartma ya da oyularak betimlenmiş. Bu kompozisyonun, bir öykü, bir anlatım ya da bir mesaj ifade ettiği düşünülmekte. Sonuçta, buranın bir yerleşim yerinden ziyade bir kült alanı olduğu savı güç kazanmakta. Buradaki kült yapılarının üretime geçiş aşamasına yakın olan son avcı grupları tarafından inşaa edilmiş olduğu düşünülmekte ve tüm bu dikilitaşlar, stilize insan heykelleri olarak yorumlanmakta. Göbeklitepe gezisinden sonra Urfa'ya varış ve otele yerleşme.
Dinlendikten sonra, akşam ''Sıra Gecesi'' eşliğinde yöresel yemekler ve müziklerle yorgunluğumuzu atacağımız tarihi konağa hareket. Geceleme otelde..


29 Ekim 2019 , Salı Urfa - Harran - İstanbul

Sabah, kahvaltının ardından, 2015 yılında açılan Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ziyareti. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi, Arkeopark ve Edessa Mozaik Müzesi'nden oluşan Haleplibahçe Müze Kompleksi, 34 bin metrekarelik kapalı alanıyla Türkiye'nin en büyük müzesi olma özelliğini taşıyor. Göbeklitepe, Nevalı Çori, Akarçay Tepe, Hassek Höyük, Gre Virike, Lidar Höyük gibi höyüklerin her biri uygarlık tarihinin mihenk taşlarını oluşturuyor. Şanlıurfa'da özellikle 1960'lı yıllardan beri yapılan Baraj Kurtarma Kazıları ile çok önemli arkeolojik eserler keşfedildi. Çağdaş müzecilik anlayışı ile kurulan yeni Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde bu höyüklerin her biri, gerek kazı hikayesi gerekse eserleri ile, bölgede uzun yıllar çalışmış ve bu kazılarda görev almış deneyimli bilim insanlarının desteği ve katkısı ile özel tasarlanan bir mekan içerisinde sergilenmekte. Müze gezisi ardından Balıklı Göl ziyareti. İbrahim Peygamberin ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinen bu iki göl, kutsal balıkları ve çevrelerindeki tarihi eserler ile Şanlıurfa'nın sembolü haline gelmiş. Balıklı Göl gezisinden sonra, Urfa'nın tarihi dokusunun keşfine kapalı çarşı, eski taş sokak ve evler, Gümrük Han'la devam. Öğle yemeği, en lezzetli yöresel yemekleri tadacağınız Gülhan Restoranda. Yemekten sonra, Urfa yakınlarında bulunan Harran'a hareket. Harran adına ilk defa, Kültepe ve Mari'de bulunan M.Ö. 2.000 başlarına ait çivi yazılı tabletlerde rastlanır. M.Ö. 2.000'in ortalarına ait Hitit Tabletleri'nde, Hitit'lerle Mitanni'ler arasında yapılan bir anlaşmaya Harran'daki Ay Tanrısının (Sin) ve Güneş Tanrısının şahit tutulduğu belirtilmektedir. Harran, Kuzey Mezopotamya'dan gelerek batı ve kuzeybatıya bağlanan önemli ticaret yollarının kesiştiği bir noktada bulunmasında dolayı Anadolu ile sıkı ticaret ilişkileri bulunan Asurlu tüccarların önemli uğrak yerlerinden biri idi. Anadolu'dan Mezopotamya'ya Mezopotamya'dan da Anadolu'ya olan ticaret binlerce yıl Harran üzerinden yapılmıştı. Bu da burada zengin ve köklü bir kültür birikiminin oluşmasına neden olmuştur. Harran, Ay, Güneş ve Gezegenlerin kutsal sayıldığı eski Mezopotamya putperestliğinin ( Sabiizm ) önemli merkezi olmasıyla tanınırdı. Bu nedenle Harran'da Astronomi ilmi çok ilerlemişti. Dünyadaki üç büyük felsefe ekolünden birisi Harran Ekolü'dür. Bugün, şehri besleyen ırmaklar kurumuş olduğundan, sudan ve yeşilden mahrum bir ovanın ortasında 5000 yıllık tarihi, tipik evleri, höyüğü, kalesi, şehir surları ve çeşitli mimari kalıntıları ile ayakta durmaktadır. Tipik toprak evleri ve harabeleri gezdikten sonra Urfa'ya geri dönüş ve havalimanına transfer. Saat 20.00'deki Türk Hava Yollarının uçuşuyla saat 22.15'te İstanbul'a dönüş.
 

Konaklanılacak Oteller

Antakya - (4 *) Grand Boğaziçi

Gaziantep - (4 *) Novotel G.Antep
Şanlıurfa - (4 *) Hilton Garden Inn

 

0

Attractions travelers recommend

Porto Limnionas Beach
“Just Great!!!” 08/27/2013

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Nam velit augue, placerat quis est eget, cursus dictum felis. Morbi non dui vitae nisl pharetra placerat.


31 reviews



Marathonissi (Turtle Island), Laganas
“Beautiful” 08/27/2013

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Nam velit augue, placerat quis est eget, cursus dictum felis. Morbi non dui vitae nisl pharetra placerat.


23 reviews



Navagio Beach (Shipwreck Beach)
“like being on a tropical island” 08/27/2013

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Nam velit augue, placerat quis est eget, cursus dictum felis. Morbi non dui vitae nisl pharetra placerat.


17 reviews



Blue Caves
“A must see” 08/27/2013

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Nam velit augue, placerat quis est eget, cursus dictum felis. Morbi non dui vitae nisl pharetra placerat.


10 reviews



Destek mi İstiyorsunuz?

Tecrübeli ekibimiz sizlere hafta içi 09:00 - 20:00 ve cumartesi 10:00 - 17:00 arası hizmet vermektedir.

0 (212) 354 24 24


Tur Bilgi Talebi Formu

Captcha
Sosyal Medyada Entaş




© 2014 | Gizlilik İlkesi
Tüm Hakları Saklıdır

Faydalı Linkler

E-Bülten

İletişim Bilgilerimiz
0 (212) 354 24 24
entas@entas.com.tr
faks: 0 (212) 354 24 98
Anasayfa | Entaş Turizm Hakkında | Enka Grup | İnsan Kaynakları | Sıkça Sorulan Sorular | Kişisel Verilerin Korunması | İletişim