• /
  • Turlar
  • /
  • Büyük Pakistan Turu

Büyük Pakistan Turu

-Pakistan

Tarih : 19 Ekim 2019 - 05 Kasım 2019 Diğer Tarihler

18 Gün / 17 Gece

Kişi Başı Fiyat

6125 $ - 33991.91 TL'den başlayan fiyatlarla
İndus Vadisi, Gilgit-Baltistan ve büyüleyici Hunza Vadisi...


Gezilecek Ülke(ler)

Pakistan

Ücrete Dahil Olan Hizmetler

İstanbul/Karaçi; İslamabad/İstanbul ekonomik sınıf uçak biletleri;
2. günden 17. güne kadar 16 akşam yemeği;
2. günden 17. güne kadar 16 öğle yemeği;
Programdaki geziler ve ören yerleri girişleri;
Tüm bahşişler (Tur Lideri Bahşişi hariç*);
Havaalanı vergileri;
Rehberlik hizmetleri;
12. günden itibaren, Gilgit-Baltistan ve Islamabad kısmı, İngilizce konuşan yerel rehber eşliğinde gerçekleşecek;
Seyahat sigorta paketi**

Ücrete Dahil Olmayan Hizmetler

Programda belirtilmeyen geziler;
Tur lideri bahşişi**;
Her türlü kişisel harcama;
Vize ücreti.

Tarihler

19 Ekim 2019 - 05 Kasım 2019

Aşağıda size en uygun paketi belirledikten sonra » Satın Al butonuna basarak ödeme sayısında konkalmamak istediğiniz oda tipini, kişi sayısını ve taksit seçeneğini belirleyerek işleminizi tamamlayabilirsiniz. İşlemleriniz hakkındaki sorularını için 0212 354 2424 No'lu telefondan hemen bizimle iletişime geçebilir veya tur bilgi talebi formu üzerinden talepte bulunabilirsiniz.

En Uygun Alternatifler

Büyük Pakistan Turu Standart Paket
17 Gece / 18 Gün - Uçuşlar + 32 Yemek + Tüm Turlar dahil

Büyük Pakistan Turu


İndus Vadisi, Gilgit-Baltistan ve büyüleyici Hunza Vadisi...

Doğusunda Hindistan, batısında Afganistan ve İran, kuzeydoğusunda Çin ve güneyinde Umman Denizi ile çevrili olan Pakistan, 1947 senesinde Hindistan ile birlikte İngilizlerden bağımsızlığını aldıktan sonra, dini esas alarak Bengaldeş ile birlikte Hindistandan da ayrılarak bağımsız bir devlet haline gelmiş. Daha sonra, 1971 senesinde Bengaldeş de Pakistandan ayrılarak bağımsızlığını ilan etti. Muhammed Ali Cinnah önderliğinde kurulan ülkenin ilk başkenti Karaçi iken yönetim merkezi daha sonra İslamabad'a taşındı. Coğrafi konum olarak, İndus Havzası boyunca uzanan bugünkü Pakistan, medeniyetlerin buluştuğu olağanüstü bir ülkedir. Bu seyahat programı, Sind ve Pencap eyaletlerini boydan boya katederek, ülkenin en önemli kültürel zenginliklerini keşfetmek üzere hazırlandı. Pakistan İslam Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk devlet başkanı Kaid-i Azam Muhammed Ali Cinnah'ın hem doğum hem de ölüm yeri olan ve halkı tarafından 'Işıklar Kenti' olarak adlandırılan Karaçi; Harappa Uygarlığı olarak da bilinen gizemli İndus Vadisi uygarlıkları; Evliyalar diyarı olarak bilinen Multan; 'İndus kıyısındaki İskenderiye' Uç-i Şerif; Büyük Babür hükümdarlarının ihtişamını yansıtan ve Pakistan'ın kültür başkenti olarak adlandırılan Lahor; Pakistan milliyetçiliğini yansıtan, 1959 yılından beri Wagah sınır kapısında, her gün kesintisiz olarak yapılan bayrak indirme töreni; Pakistan'ın modern yüzünü temsil eden başkent İslamabad; Hint, Fars, Yunan ve Roma kültürlerinin buluşma noktası ve Gandhara sanatının doğduğu Taxila antik kenti; Dünyada asfaltla kaplı en yüksek yollardan biri olan Karakurum karayolunu Çin sınırına kadar takip ederek Hindukuş, Himalayalar, Karakurum ve azametli Pamir sıradağlarının kesiştiği noktada, Keşmir bölgesinin kuzey kesiminde yer alan Gilgit-Baltistan özerk bölgesi; tarihi kaleler; göz alıcı doğa manzaraları; günlük yaşam ve çarşıların canlı, renki sahneleri; birer sanat eserini andıran süslu kamyonlar; Pakistan mutfağının lezzetleri...

Bu yolculukta, klasik güzergahların dışına çıkarak, doğal güzelliğiyle dünyanın dört bir yanından seyyahları çeken Gilgit-Baltistan'ı, Kuzey Pakistan'ın tartışmasız en güzel kasabalarından biri olan Karimabad'ı keşfedebilir, büyüleyici güzellikteki Hunza Vadisi'ni ve onu çevreleyen dağları, 4700 metredeki Khunjerab Geçidi'ni ve karlı tepeleri seyrederek kendinizi dünyanın zirvesindeymişsiniz gibi hissedebilirsiniz...

Pakistan, seyahatseverlerin yanı sıra fotoğraf meraklıları için de önemli bir destinasyon. Bu keşif yolculuğu ise, sizleri, tüm bu güzellikleri hayranlıkla seyretme fırsatı bulabilen nadir seyyahlardan biri olmaya davet etmekte...

Turun Özellikleri

Karaçi'den İslamabad'a, 5000 yıllık tarihe bir yolculuk.
Seyahat programı, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Thatta ve Makli nekropolü, Mohenjo-daro antik kenti, Lahor Kalesi, Şalimar Bahçeleri ve Taxila antik kentinin yanı sıra, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki Chaukhandi mezarları, Şah Cihan Camii, Ranikot Kalesi, Baha'al-Halim, Seyyid Celaleddin Hüseyin Buhari ve Bibi Jawindi'nin Sufi türbeleri, Rükneddin Ebü'l-Feth'in Türbesi, Şems-i-Tebrizi'nin Türbesi, Harappa Antik Kenti, Badşahi Cami, Cihangir Şah'ın türbesi, Asif Han'ın Türbesi, Vezir Han Camii, Khewra tuz madeni ve Baltit Kalesi'ni içermekte.
Pakistan'ın en muhteşem bölgesi Gilgit- Baltistan'ı keşfetme imkanı. Özellikle bahar ayları seyahati daha da güzel kılar.
Seyahat konforlu Toyota Coaster otobüslerle yapılmakta.
Dünyadaki en yüksek yollardan biri Karakurum karayolunda yolculuk.
Çıkılıcak 4700 metre deki Khunjerab Geçidi'nde Pakistan-Çin arasındaki dünyanın en yüksek uluslararası sınırı görme imkanı.
Seyahatin belli noktalarında yükseklik 2900 metrelere çıkmakta. Bu yolculuk hiçbir fiziki zorluk içermemekle birlikte yüksek rakımla ilgili sağlık sorunu olan kişiler için zorlayıcı olabilir.
Konaklamalar, küçük yerleşimlerde yeterli konfora haiz olan ve bölgenin en iyi 3 yıldızlı otellerinde; büyük şehirlerde ise özel konumlu 4 ve 5 yıldızlı otellerde.
Her gün gerçekleşen sınırı kapama ve bayrak indirme törenine tanıklık etme imkanı.
Zengin Pakistan mutfağının farklı lezzetlerinin tadımı ve her zamanki gibi, tüm yemeklerin dahil olduğu bir program.

Tur Programı

19 Ekim 2019 , Cumartesi İstanbul - Karaçi

Türk Hava Yolları ile saat 20:35'te Karaçi'ye hareket.

20 Ekim 2019 , Pazar Karaçi

Saat 03:55'te Umman Denizi kıyısında ve İndus Nehri Deltası'nın kuzeybatısında yer alan Karaçi'ye varışı takiben karşılama ve otele transfer. Dinlenmenin ve kahvaltının ardından, Karaçi'yi keşfetmek üzere hareket. Pakistan 14 Ağustos 1947'de bağımsızlığını kazananınca Karaçi, 1947-1958 yılları arasında federal başkentlik görevini üstlenmiş ve buraya Hindistan'dan gelen Müslüman göçmenler yerleştirilmiş. Günümüzde Pakistan'ın en büyük şehri ve limanı olan Karaçi aynı zamanda Sind eyaletinin de yönetim merkezidir. 1950 yılında kurulan ve Indus Vadisi Uygarlığı, Gandhara Greko-Budist kültürü, İslam sanatı, Pakistan'ı oluşturan toprakların etnografisi ile ilgili zengin koleksyonları barındıran Pakistan Ulusal Müzesi'nin yanı sıra, Urduca'da 'Büyük Lider' anlamına gelen Kaid-i Azam olarak nitelendirilen Pakistan'ın ilk bağımsız genel valisi, mentoru ve kurucusu Muhammed Ali Cinnah'ın defnedildiği, mermer Mazar-i-Quaid Mozolesi ve evinin ziyaretleri. Karachi gezisi sırasında belediye binası olarak 1865 yılında inşa edilen Frere Hall (Bagh-e-Jinnah); dünyanın en büyük tek kubbeli camii olduğu söylenen, modern tasarım tarzı ile saf beyaz mermerden yapılmış Tooba Camii; Chandraratan Mohatta adında, iddialı bir iş adamı için mimar Ağa Ahmed Hüseyin tarafından 1927 yılında Hint mimari tarzında tasarlanan ve Karaçi'nin en önemli simgelerinden biri olan Mohatta Sarayı; Saddar semtindeki Hindistan İmparatoriçesi Kraliçe Victoria anısına 1884 -1889 yılları arasında inşa edilen 'Empress' pazarı; zarif taş oymacılığı ile dikkat çeken UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki Chaukhandi mezarları (Sind bölgesine özgü bu mimari tarz, İslam dünyasında başka hiçbir yerde bulunmadığı için benzersizdir); Karaçi'nin en işlek sahili Clifton Beach görülecek yerler arasında. Öğle yemeği yerel bir restoranda. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

21 Ekim 2019 , Pazartesi Karaçi - Makli - Thatta - Haydarabad

Sabah, Karaçi'den ayrılarak Haydarabad'a doğru yola çıkış. Yol üzerinde, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Thatta gezisi. Makli Tepesi'nin 6,5 kilometre uzunluğundaki platosunun kenarında bulunan devasa Makli nekropolünde, yaklaşık 10 kilometrekarelik bir alanda yarım milyon mezar ve türbe bulunmakta. Krallar, kraliçeler, valiler, azizler, bilim adamları ve filozoflar burada, tuğla veya taştan yapılan anıtlar içinde gömülmüş. Bazı mezarların sırlı fayanslarla cömertçe dekore edilmiş olduğu Makli, XIV. - XVIII. yüzyıllar arasındaki Sind uygarlığının olağanüstü bir kanıtıdır. Makli'nin yakınlarında bulunan Thatta ise, bir zamanlar başkent ve İslam kültürünün merkezi olmuş. Daha sonra Delhi'nin Babür imparatorları tarafından yönetilen Thatta, ardarda üç hanedanın başkenti olmuş ve sürekli güzelleştirilmiş. 1647 yılında inşa edilen ve bölgedeki Babür mimarisinin en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilen UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki Şah Cihan Camii ziyareti. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, Pakistan'ın altıncı büyük şehri Haydarabad'a yola devam. Varışı takiben, 1783-1843'te yılları arasında 'Sind Nevabı' olarak Sind bölgesinde hüküm süren ve Haydarabad'ı başkentlerini yapan Talpur hanedanının prenslerinin türbelerini ziyaret. Gezinin ardından otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

22 Ekim 2019 , Salı Haydarabad - Bhit Shah - Ranikot - Şehvan Şerif

Kahvaltının ardından, Haydarabad'dan bir buçuk saatlik mesafede bulunan Bhit Shah'a doğru hareket. Burada, 1772'de Kalhoro hanedanından Mian Ghulam Şah tarafından yaptırılan Abdul Latif-i Bihitai' (1689-1752) nin 'dargha' olarak adlandırılan türbesini ziyaret. Sind tasavvufi halk edebiyatının önde gelen temsilcilerinden şair Abdul Latif-i Bihitai'nin tasavvufi ve edebi şahsiyeti, Şah jo Risalo (şahın risalesi) adı altında toplanan şiirlerinden öğrenilmekte. Daha sonra, XIX. yüzyılın ilk çeyreğinde inşa edilen UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki Ranikot kalesini gezmek üzere yola devam. 35 kilometre uzunluğundaki kalenin devasa sur duvarı Kirthar dağlarının çorak tepeleri birbirine bağlar. Öğle yemeği yolda yerel bir restoranda. Öğleden sonra, Şehvan Şerif'e varış. Mala, mülke ve şöhrete önem vermeyen, kendini önemli ölçüde toplumdan tecrit etmiş, kanaatkar, büyük Sufi alim ve şair Lal ?ahbaz Kalender'in, 1356 senesinde yapılmış ünlü türbesi'ni ziyaret. Asıl adı olan Syed Usman Shah Marwandi, kırmızı kıyafet giydiği için 'Lal' (Yakut kırmızısı), asil ve kutsal bir ruha sahip olduğu için '?ahbaz' ve bir gezgin derviş olduğu için 'Kalender' olarak adlandırılmış. Türbesinde Hindu, Müslüman, Yahudi, Hıristiyan, Sünni, ?ii ve beraberler ibadet ederek, zikir çekeekr, dua ederek, meditasyon yaparak hoşgörü içinde zaman geçirirler... Gezinin ardından otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

23 Ekim 2019 , Çarşamba Şehvan Şerif - Mohenjo-Daro - Sukkur

Sabah, günün önemli gezisi olan UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Mohenjo Daro'yu keşfetmek üzere Sind eyaletinde yolculuğa devam. İndus Nehri'nin batısında, Larkana bölgesinde yer alan Mohenjo-daro antik kenti, Hint Yarımadası'nın en eski ve en iyi korunmuş örenyeridir. İndus Vadisi Uygarlığı, Mısır ve Mezopotamya'dakilerle yarışan, dünyanın en eski yerleşkelerinden biri olarak kabul edilmekte. Kuzeydoğu Afganistan, Pakistan ve Kuzeybatı Hindistan bölgelerini kapsayan bu antik kültür, İndus Nehri ve kollarının bulunduğu bölgede gelişmişti. Harappa Uygarlığı olarak da bilinen İndus Vadisi Uygarlığı Bronz Çağı toplumu olarak kabul edilmektedir; Antik İndus Vadisi sakinleri, bakır, bronz, kurşun ve kalayın işlenmesiyle ilgilenen metalurji bilimi alanında yeni teknikler geliştirmişlerdir. Indus Vadisi Uygarlığı genellikle üç aşamada incelenir: milattan önce 3300'den 2600'e kadar Erken Harappa Dönemi, Milattan önce 2600'dan 1900'e kadar Orta Harappa Dönemi ve Milattan önce 1900'den 1300'e kadar Geç Harappa Dönemi. İndus Nehri ve kollarının olduğu bölgede binden fazla şehir ve yerleşim yeri bulunmuş. M.Ö. 2600 yılı civarında kurulduğu düşünülen Mohenjo-daro, yalnızca İndus Vadisi Uygarlığı'nın en geniş şehri olmakla kalmayıp dünyanın ilk büyük şehir merkezlerinden biridir. İleri seviye mühendislik ve şehir planlamacılığı ile dönemin en gelişmiş şehirlerinden biriydi. Burada, dünyanın bilinen ilk kentsel sıhhi tesisat sistemlerine rastlanmış. Harappalılar'ın Orta Asya'dan Orta Doğu'ya uzanan deniz ticareti ağında muazzam katılımları olduğuna dair kanıtlar bulunmaktadır. İndus Vadisi kazı alanlarında İndus kültürü ve sanatına ilişkin heykeller, mühürler, çanak çömlek, altın takılar ve toprak, bronz ve sabun taşından yapılan, anatomik detaylar içeren biblolar gibi bir dizi belirgin örnekler ortaya çıkarılmış. Gezinin ardından, Karaçi ve Haydarabad'dan sonra Sind'deki üçüncü en büyük şehir olan Sukkur'a hareket. Varışta otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

24 Ekim 2019 , Perşembe Sukkur - Daraza - Kot Diji - Rahim Yar Khan

Kahvaltının ardından, büyük Sufi şairi Sachal Sarmast'ın (1739-1827) türbesini ziyareti için Daraza'ya hareket. Halk hikayelerinin mistik-şiirsel yorumu dolayısıyla sevilen dindar şair Şah Abdul Latif'in yanı sıra Sind'ini en önde gelen şairi Sachal Sarmast'ı da mezarı burada bulunmakta. Sachal, tüm dikkatini vermiş olduğu Sama'yı (mistik şiir için müzikal celse) çok severdi. Yedi dildeki ilahi sevgisi şiirleri (Sindi, Seraiki, Farsça, Pencapça, Arapça, Urduca ve Hintçe) ona Shair-i-Haft Zuban (yedi dilde şair) unvanını kazandırdı. Tüm şiir türlerinde şiirler besteledi. Sachal, şiirlerinin ilahi ilhamdan kaynaklandığı konusunda ısrarlıydı. Şiirsel ilham geldiğinde, kendinden geçerek trans haline giriyor, gözlerinden yaşlar boşalıyordu. Müritleri soylediklerini not ederlerdi. Bilincine geri döndüğünde, şiirlerini her zaman açıklayamazdı. Bu yüzden şiirleri bazen gizemli ifadeler içerir. Geziye, Indus Nehri'nin yaklaşık 25 km doğusunda, Thar Çölü'nün kenarında bulunan Kot Diji kalesi ile devam. "kız kalesi" anlamına gelen ve daha önce Ahmadabad kalesi olarak bilinen Kot Diji, Yukarı Sind krallığının kurucusu Mir Sohrab Han Talpur tarafından 1785 - 1795 yılları arasında inşa edilmiş. Kale, M.Ö. 2500 ila 2800 tarihlenen Harappa öncesi bir medeniyetin arkeolojik alanının üzerinde bulunmakta. Daha sonra, Pakistan'ın dört eyaletinden en kalabalık olanı Pencap'a geçmek için kuzeye doğru yolculuğa devam. İsmi, çevresinde bulunan pek çok sayıda ırmaktan dolayı Farsça "Penç" (Beş) ve "Ab" (Irmak) sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuş. Himalayalar, Indus, yukarı Ganj ovası ve Thar çölü arasında yayılan Pencab, 1947'den beri Hindistan (Doğu Pencab) ile Pakistan (Batı Pencab) arasında paylaşılarak ikiye bölünmüş bir bölgedir. Akşamüstü Rahim Yar Khan'a varışı takiben otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

25 Ekim 2019 , Cuma Rahim Yar Khan - Uç-i Şerif - Multan

Sabah, eskiden Indus ve Çenab (antik Acesines) nehirlerinin birleştiği yerde, bir tepenin üzerinde inşa edilen Uç-i Şerif (Uch Sharif) kasabası gezisi için hareket. Fakat Indus ve Çenab'ın kesişme noktası batıya çekildiği için Satlec ve Çenab nehirlerinin birleştiği yer günümüzde Uç-i Şerif'e daha yakın bulunmakta. Uç-i Şerif muhtemelen, Büyük İskender tarafından Indus kıyısında M.Ö. 325 yılında kurulan 'İskenderiye' (Alexandria on the Acesines) dir. Yüzyıllar sonra, Delhi Sultanlığı'nın himayesi altına giren şehir, türbe kültürünün başladığı yer olarak tanınır. Çok sayıda alim ve evliya kabirlerinin bulunduğu Uç-i Şerif'deki en popüler olanlar XIV. ve XV. yüzyıllarda inşa edilen Baha'al-Halim'in, Seyyid Celaleddin Hüseyin Buhari'nin ve Celaleddin'in büyük büyük torunu Bibi Jawindi'nin türbeleridir... UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınan Sufi türbe gezisinden sonra en eski ticaret merkezlerinden biri olan Multan'a doğru yola devam. Çenab nehri kıyısında bulunan Multan çok eski bir yerleşim olup, aşağı Pencab'ın da en önemli şehirdir. Antik çağlardan beri şehir uğruna sürekli savaşılmış. 712 yılında Muhammed bin Kasım es-Sekafi tarafından feth edildikten sonra müslümanların yoğun olarak yaşadığı bir yer olup, bir çok alim ve veli yetiştirmiş. Multan önemli bir İslam merkezi olmuş. Mültan'a varışı takiben, Babür imparatoru Muhammed Şah döneminde, Multan hükümdarı Abdul Samad Han tarafından 1735'te inşa edilen Shahi Eid Gah Camii, saat kulesi, Hüseyin Agahi Pazarı ve tarihi şehir merkezi gezileri. Ardından, otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

26 Ekim 2019 , Cumartesi Multan - Harappa - Lahor

Kahvaltının ardından, Mültan'ın keşfine devam. Sühreverdiyye tarikatı Hindistan'a Şehabeddin es-Sühreverdi'nin halifeleri vasıtasıyla girdi. Mültan bölgesinde ise tarikatın büyüklerinden Behaüddin Zekeriyya Mültani faaliyet gösterdi. Multan kalesinin içinde bulunan Behaüddin Zekeriyya Multani türbesi ve yaygın olarak Şeyh Rüknialem (Dünyanın Ayağı) adıyla bilinen torunu Rükneddin Ebü'l-Feth'in UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınan görkemli kabrinin yanı sıra, Mevlana Celaleddin Rumi'nin hayatında yeni ufukların açılmasına vesile olan manevi rehberi ve gönül dostu Şems-i-Tebrizi'nin türbesi gezileri. Daha sonra, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki Harappa antik kentini gezmek üzere Multan'dan hareket. 1856 senesinde, Hindistan'da bulunan İngiliz sömürge yetkilileri, İndus Vadisi sınırlarında yer alan Lahor ve Karaçi şehirlerini birbirlerine bağlayan demiryolu inşaatı sırasında, muntazam biçimde sıralanmış yüz binlerce ateş tuğlası keşfederler. İşçiler, tarihi eser olduklarını bilmeksizin bu tuğlaları yol temeli inşasında kullandılar. Kısa bir süre sonra tuğlaların arasında sabun taşından yapılma, üstünde karmaşık sanatsal ibareler bulunan eserler buldular. Demiryolu işçileri Harappa bölgesinden adını alan, Harappa Uygarlığı olarak da bilinen İndus Vadisi Uygarlığı'na ait kalıntıları keşfetmişlerdi. 1920'li yıllarda asıl kazıları başlatan arkeologlar, Harappa Uygarlığı olarak da bilinen İndus Vadisi Uygarlığı'nın M.Ö. 3300-1300 yılları arasında geliştiğini ortaya çıkardılar. 150 hektar alana kurulmuş Harappa kenti, Mohenjo-daro'da kullanılanlarla aynı şekilde surlarla çevrili idari ve dini merkezlere sahipti. Harappalılar mühür oymacılığını, mülkiyetlerini tanımlamak ve ticaretini yaptıkları ürünlerin üzerine kilden damga basmak için geliştirdiler. Tarihçilerin Harappa ve Mezopotamya uygarlıkları arasında faaliyet gösteren deniz ticaret ağı hakkındaki bilgileri, büyük bir kısmı Mezopotamya bölgesindeki arkelolojik alanlarda keşfedilen Harappa mühürleri ve mücevherlerinden edinilmiş. M.Ö. 1800 yılları civarında düşüşe geçen İndus Vadisi Uygarlığı'nın çökme nedenin iklim değişikliğinden kaynaklandığı sanılmaktadır. Akşamüstü Lahor'a varışı takiben otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

27 Ekim 2019 , Pazar Lahor

Ravi Nehri kıyısında kurulu Pencab Eyaleti'nin başkenti Lahor, önemli bir ticaret ve endüstri merkezi olmakla birlikte, her şeyden önce Pakistan'ın kültür başkentidir. Lahor, Delhi, Agra, Fathepur Sikri'nin yanı sıra Babür hükümdarlarının ve maiyetinin dört başkentinden biri olmuş. Kent, Hint alt kıtasındaki Babür hanedanın tarihindeki en önemli şahsiyetlerinden bazıları tarafından inşa edilen Mughal mimarisinin mücevherlerini barındırmakta. Sabah, Ekber Şah döneminde surla çevrilerek 13 kapılı bir kale şehir konumuna getirilen ve 'kadim kent' olarak adlandırılan bölgenin gezisi. 'Padişahi Camii' olarak da bilinen UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki muhteşem Badşahi Camii'ni ziyaret. Babası Şah Cihan'ın yaptırdığı Tac Mahal'den daha büyük bu eser yaptırmaya karar veren altıncı Babür İmparatoru Alemgir Şah (Evrengzib), 1671-1673 yılları arasında 8 minareli ve 3 kubbeli bir cami inşa ettirdi. Tasarımı, İslami, Fars, Orta Asya ve Hint etkilerini taşımakta. Günümüzde, Pakistan'daki en büyük ikinci camidir. Camiye bitişik olan UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınan azametli Lahor Kalesi (Shahi Qila) gezisi. 1566 yılında Ekber Şah tarafından inşa ettirmeye başlanan kaleye Cihangir, Şah Cihan ve Alemgir Şah dönemlerinde de önemli ilave ve değişiklikler yapılmış. Sih ve İngiliz sömürgesinde iken askeri merkez olarak kullanılmış. Daha sonra, Şah Cihan'ın mimari zevkinin örneklerinden biri UNESCO Dünya Mirası Listesi'deki Şalimar Bahçeleri (1641) gezisi. Babürlü hükümdarlar bulundukları her yerde yeni bahçelerin kurulmasına çok özen gösterdiler. Kurak manzarın ortasında yer aldığı için Lahor'un cennet olarak nitelendirilebilen bahçeler, peyzaj mimarlığı alanında Babür dehasını gözler önüne sermekte. Öğle yemeğinin ardından, Lahor kentiyle 25 kilometre doğusunda bulunan Hindistan'ın Amritsar kenti arasında bulunan Wagah sınırına transfer. Pakistan ile Hindistan arasındaki Wagah sınır kapısında 1959 yılından beri her gün, gün batımından önce gerçekleşen bayrak törenini ve sınırın kapanış törenini izleme. Törenle açılıp kapanan Wagah sınır kapısı, sıradışı gösterilere sahne oluyor. İki ülkenin askerleri, yaptıkları sert hareketler ve yüksek sesli tekmillerle, birbirlerine güç gösterisi yapıyorlar. Karşılıklı ve senkronize bir şekilde kendi bayraklarını gönderden indiren askerler, gösterinin son bölümünde tokalaşarak, sınır kapılarını kapatıyolar. Gezinin ardından Lahor'a dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

28 Ekim 2019 , Pazartesi Lahor

Gün boyu, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan değişık yapıları gezerek Lahore'un keşfine devam. Şehirde birçok türbe bulunmakta. 1521'den sonra Lahor'u başşehir yapan Ekber Şah'ın oğlu Cihangir Şah ve İran asıllı yetenekli ve kültürlü bir kadın olan karısı Nur Cihan bahçe yapımına çok ilgi duydular. 28 Ekim 1627 tarihindeki Cihangir'in ölümünden sonra saray hayatından çekilen Nur Cihan Hatun, Lahor Ravi Nehrin karşı kıyısında tarihi Babür Şahdara Bagh bahçelerinde eşi için bir anıt mezarı yaptırmakla uğraştı. Cihangir'in türbesi, Babürlü türbelerinin en önemli örneklerinden biridir. 'Çar-Bağ' denilen ve dört bölümden oluşan dikdörtgen tipik Babürlü-İran tarzı bir bahçe içinde yer alan türbe, köşelerinde minareler bulunan kemerli dikdörtgen bir bina ile ortasındaki, içinde muhteşem sandukanın yer aldığı sekizgen bir kısımdan ibarettir. Şah Cihan zamanında su kanalları açılarak uzaklıktan su getirildi. Bu yapı, dönemin en ünlü hattatları tarafından nakşedilen süslemelerle bezelidir. Türbe içindeki mermer kabrin (toprağa gömülü olan gerçek kabrin hemen üstü) kabartmalı Esma-ül Hüsna (Allah'ın güzel isimleri) yazıları en dikkati çeken eserler arasında. Akabinde, buraya yakın bulunan, Cihangir'in kayınbiraderi ve bakanı Asif Han'ın türbesi ve 1645'te ölen güçlü eşi ve Asif Han'ın kızkardeşi Nur Cihan'ın anıt mezarı gezileri. Nehrin öbür tarafına tekrar geçerek, Şah Cihan döneminde Vezir Han olarak bilinen Pencap Valisi Şeyh İlmuddin Ensari tarafından inşaatına 1634 yılında başlanan ve yedi yılda tamamlanan Vezir Han Camii ziyareti. Cami, geniş bir şekilde döşenmiş çini ve seramikleriyle görenleri büyülüyor. Son olarak, Pakistan tarihine ışık tutan, Rudyard Kipling'in babası John Lockwood Kipling'in ilk küratörlüğü yaptığı Lahor Müzesi gezisi. Hindistan'ın bölünmesinden sonra eserlerinin bir bölümü Hindistan'a götürülmesine rağmen Lahor Müzesi halen Pakistan'ın en büyük müzesidir. Gandhara Heykel Sanatı ve bu sanatın şaheseri olan 'Oruç Tutan Siddhartha' bu müzenin en önemli eseridir. Şehir turu sırasında, bir açık hava 'çamaşırhanesi' olan 'Dhobi Ghat'ın görülmesi. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

29 Ekim 2019 , Salı Lahor - Katas - Khewra - İslamabad

Kahvaltının ardından, 'Grand Trunk Road' adlı yolu kullanarak başkent İslamabad'a doğru yola çıkış. 2500 kilometreden fazla uzunluktaki Grand Trunk (GT) yolunun tarihi güzergahının büyük bir kısmı, günümüz Hindistan, Pakistan ve Bangladeş'i kapsayan tarihi Maurya İmparatorluğu doruk döneminde kullanılıyordu. Yolun asıl projesinin inşası Babür İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk hükümdarı Babür Şah tarafından 1520 yılında başlatılmış ve yapımı Suri Hanedanlığı'nın kurucusu ve ilk hükümdarı Şir Şah tarafından tamamlanmış. Genellikle 'Jernaili Sadak' (The Road of the Generals/Generallerin Yolu) olarak adlandırılan yol, İngiliz sömürge yönetimi sırasında 'Grand Trunk Road' olarak yeniden adlandırıldı. Bangladeş'de Chittagong'dan başlayarak, Hindistan'da West Bangal'dan, Delhi'den ve Amritsar'dan geçerek, Pakistan'da Lahor ve Peşaver'e doğru devam eden yol, Afganistan'ın Kabil şehrşnde biter. İslamabad'ın 110 kilometre güneyinde bulunan 900 yıllık Katas Raj Hindu tapınak kompleksi gezisi. Yedi tapınaktan oluşan Katas Raj Hindular tarafından Pencap'taki ikinci en kutsal yeri olarak kabul edilir. Qila Katas olarak da bilinen ve Ram, Hanuman ve Shiva'ya ithaf edilen bu görkemli tapınak kompleksi doğal bir göletin etrafına kuruludur. Hinduizm inancına göre gölet, gökyüzüne uçarken karısı Sati'nin cesedini taşıyan tanrı Şiva'nın gözyaşından yaratılmış. İki gözyaşı döktü: biri bu göleti yarattı, diğeri Rajasthan'a düşerek Ajmer'de bir gölet oluşturdu. Katas sit alanı, göletin etrafında yer alan bir Budist stupasının kalıntıları ve yedi tapınaktan oluşan Satgraha'nın yanı sıra, beş diğer tapınak ve haveliler barındırmakta. Daha sonra, dünyanın ikinci büyük ve ülkenin en büyük, en eski tuz madeni olan Khewra gezisi. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan madenin duvarları rengarenk tuz damarları ve sarkıtlarla dolu. M.Ö. 320 yılında Büyük İskender'in askerleri tarafından keşfedilen maden, ancak Babür döneminde işlem görmeye başlamış. 1872 yılında Ingiliz sömürgesi sırasında geliştirilen maden bağımsızlıktan sonra, 'Pakistan Mineral Development Corporation' tarafından devralındı. Yıllık üretimi yaklaşık 350.000 tondur. Dünyada yenilebilen tek kristal olan Himalaya tuzu, kaya tuzlarının yüksek basınç altında kristalleştirilmesiyle oluşmaktadır ve en çok Pakistan'da Khewra tuz madeninde üretilmektedir. Himalaya Dağları'nın uzantısı olan Margala Dağları'nın eteklerine kurulu İslamabad'a varışı takiben, otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

30 Ekim 2019 , Çarşamba İslamabad - Gilgit - Karimabad

Sabah, havaalanına transfer ve Pakistan Hava Yolları ile Gilgit-Baltistan dağlık bölgesine uçuş. Özerk bir statüye sahip Gilgit-Baltistan, Pakistan'ın diğer özerk bölgesi olan Azad (Özgür) Keşmir İslam Cumhuriyeti'nin ve Hindistan'ın Cemmu ve Keşmir eyaletinin kuzeyinde bulunmakta. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1947 kararıyla bölge Keşmir'in bir parçası olarak ilan edilmiş. 1970'e kadar 'Kuzey Bölgeleri' olarak anılan bölge, Gilgit-Baltistan'ın Pakistan'a katılmasından sonra kısa bir süreliğine Azad Keşmir idaresi altında kalmış. 1949 yılında Azad Keşmir yönetimi Karaçi Anlaşması'yla Giltgit-Baltistan idaresini federal hükümete devretmiş. Gilgit-Baltistan bölgesinin batısında Tibet menşeili Budist topluluklarla Müslümanlar yaşamakta. Gilgit şehirleri ve çevreleyen vadilerde Şii topluluklar yoğunlaşırken Gilgit'in kuzeyi ve Ghizer bölgesinde İsmaililer yoğundur. Sünniler ise güneybatıda Chila ve Astore'de çoğunluktadırlar. Gilgit ve Baltistan bölgelerindeki Müslümanlar kültürel olarak Keşmir Vadisi'ndeki Müslümanlardan oldukça farklıdırlar. Gilgit-Baltistan, dünyanın en güçlü dört dağ silsilesinin kesiştiği noktada yer alır: Hindukuş, Himalayalar, Karakurum ve Pamir sıradağları. Bu sıradağlar 160 kilometreden az bir yarıçap içindeki dünyanın en büyük yüksek dağ zirvesi konsantrasyonunu oluştururlar. Pakistan'ın en güvenli eyaletlerinden biri kabul edilen Gilgit-Baltistan'ın başkenti Gilgit'e varışı takiben, Karakurum karayolunu takip ederek Karimabad'a hareket. Yirmi yıllık çalışmanın ardından 1979 yılında tamamlanan ve kısa adı olan KKH ile anılan Karakoram Highway (Karakurum karayolu) Pakistan ve Çin hükümetleri tarafından yapılmış. Büyük bölümü Gilgit-Baltistan boyunca devam eden Karakurum karayolu, efsane antik İpek Yolu'nun birçok güzergahından birinin üzerinde inşa edilmiş. Gilgit-Baltistan bölgesini Çin'in Sincan bölgesine bağlayan Karakurum karayolu dünyada asfaltla kaplı en yüksek yollardan biridir. Yaklaşık iki buçuk saatlik bir yolculuğun ardından, akşamüstü Karimabad'a varışı takiben otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

31 Ekim 2019 , Perşembe Karimabad - Hunza Vadisi

Eskiden Baltit olarak bilinen Karimabad, 2500 metre yükseklikte kurulmuş çok güzel ve sevimli bir şehir olup içinden büyük bir ırmağın aktığı yemyeşil vadide bulunan Eski İpek Yolu üstünde bulunan bir yerleşimdir. Doğal güzelliği ve sükuneti ile meşhur Hunza Vadisi'nin en önemli şehri olan Karimabad, aynı zamanda bölgenin en popüler ve turistik yerleşimidir. Vadinin güzelliği kadar ünlü olan Hunkakutlar (Hunza halkı), cana yakınlıkları ve misafirperverlikleri ile tanınırlar. Vadide yaşayan Türk kökenli Hunzakutlar uzun ömürleri ve hastalıklardan uzak yaşamalarıyla ünlüdürler. Hunzakutlar bu dağlık vadide, teras şeklinde bahçeler oluşturmuş ve bunları sulamak için de buzulların eriyen sularını biriktirmeyi sağlayan taştan muhteşem bir sulama sistemi geliştirmişler. Taş kanallar suyu doğrudan bahçelere kadar taşımaktadır. Hunza Vadisi'nde başta kayısı olmak üzere, meyve ve sebze yetiştiriciliği yapılmakta. Karimabad, günün her saatinde değişen rengiyle 7788 metre yükseklikteki Rakaposhi Dağı'nın büyüleyici manzarasına hakimdir. Gün boyu Karimabad'ın keşfi için hareket. VIII. Yüzyılda vadiye bakan stratejik bir noktaya kurulmuş olan ve eskiden güney ile Orta Asya arasındaki mevsimsel Trans-Karakurum ticaretini denetliyen, Tibet mimarisinin özelliklerini taşıyan Baltit Kalesi gezisi. 'Mir' olarak adlandırılan Hunza hükümdarlarının 1945 yılına kadar yaşadığı Baltit Kalesi UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer almakta. Mohammed Cemal Han, 1974 yılında Zulfikar Ali Butto tarafından Hunza devletinin kaldırılmasına kadar, Hunza'da hüküm süren son 'mir' oldu. Baltit Kalesi ve Ganish köyü Ağa Han Vakfı'nın Kültür Kurulu tarafından restore edildi. Karimabad'ın eski Arnavut kaldırımlı sokaklarında, yerel ürünlerin satıldığı küçük dükkanlarla dolu çarşı gezisi. Daha sonra, Baltit Kalesi'nden yaklaşık 50-100 yıl daha eski olan, Hunza krallığının kuruluş yeri Altit Kalesi ve en eski yerleşim yeri Ganish köyü gezileri. Akşamüstü Rakaposhi, Golden Peak, Diran, Lady Finger ve Ultar dağlarının karlı zirveleriyle çevrili tüm Hunza Vadisi'nin nefis manzaralarını göreceğiniz 2850 metre yükseklikteki Duikar'a çıkış. Gün batımını seyrettikten sonra otele dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

1 Kasım 2019 , Cuma Karimabad - Passu - Khunjerab Geçidi - Gulmit

Kahvaltının ardından, yolculuğa devam ederek daha kuzey'de bulunan ve Gojal olarak da bilinen Yukarı Hunza'ya doğru yola çıkış. Yol boyunca, Dünya'nın en yüksek ikinci dağı K2'nin bulunduğu azametli Karakurum silsilesini yaran buzul vadilerindeki nehirler kıvrıla kıvrıla akmakta. Buzullardan beslenen Hunza Irmağı'nı takip ederek ve Pakistan-Çin arasındaki tek bağlantı olan Karakurum karayolunda ilerleyerek çini mavisi renginde suları ile Attabad Gölü'ne varış. Yaklaşık 1200 metre uzunluğunda, 350 metre genişliğinde ve 125 metre derinliğindeki göl, 2010 yılında Gojal Vadisi'nde meydana gelen büyük bir heyelan sonucunda oluşmuş. O zamandan beri göl eşsiz rengi ve arka plandaki etkileyici dağ manzarasıyla bir turistik atraksiyon haline gelmiş. Gulmit üzerinden yolumuza devam ederek parıltılı Passu Buzulu'nun yakınlarına varış. Karakurum karayolundan 'Passu Konileri' ve Passu Katredali' olarak da bilinen Tupopdan zirvesi (6106 metre) nin ilginç oluşumlarını görmek mümkün. Buradan, Çin sınırından önce son şehir olan, 2800 metre yükseklikte kurulmuş Sost'a varış. Pakistan tarafındaki göç idaresi ve gümrük burada bulunmaktadır. Sost'tan Khunjerab Milli Park'ına girerek, Çin ile sınır kapısının bulunduğu Khunjerab Geçidi'ne doğru ilerleme. Yüksekliği 4.693 metre olan Khunjerab Geçidi, Karakurum karayolunun en yüksek noktası ve dünyadaki en yüksek sınır kapısıdır. Sınır bölgesinde ülkeye göre soldan akan bir trafik sağdan gidiyor ve tersine. Buradan, Karakurum karayolu Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Kaşgar'a kadar devam etmekte. Mühendisliğin inanılmaz bir başarısı olan Karakurum karayolu, Kaşgar-İslamabad'ın hemen kuzeyindeki Abbottabad'da yaklaşık 1.300 kilometre yol katederek, burada Karakurum karayolu Grand Trunk'a (GT) bağlanmakta. Geceyi geçirmek üzere Gulmit'e dönüş. Yukarı Hunza (Gojal) nın en büyük yerleşim yeri olan Gulmit, 2705 metre yükseklikte yer almakta. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

2 Kasım 2019 , Cumartesi Gulmit - Gilgit

1974'ten önce Hunza bir devlet iken Gulmit, devletin sayfiye başkenti olarak kullanılırdı. Devletin ortadan kaldırılmasından sonra, yerel idare merkezi oldu. Gulmit'teki en iyi korunmuş olan ev altı asırdan daha eskidir. Gojal bölgesinde yaşayan insanların çoğu Orta Asya kökenlilerler. Aşağı Hunza'daki komşuları gibi İsmaililer. Gulmit şehri, eski polo sahası etrafında gelişmiş. Hızın, yeteneğin ve biniciliğin büyüleyici bir karışımı olan, 'kralların oyunu' polo en çok onu Hindistan'da tanıyan İngilizlerle anılmakta. Fakat Polo oyununun, İngilizlerin Gilgit-Baltistan'a gelmesinden önce Orta Asya ve Pamir üzerinden Yukarı Hunza Vadisi'ne geldiğini gösteren kanıtlar vardır. 1932 Gulmit doğumlu Shah Gul Aziz, Kuzey Bölgesi ve Gilgit-Baltistan'ın Polo kralı oldu. Pakistan ordusundaki yıllarından sonra memleketine geri dönen eski 'Mir'in oğlu, Stanley Stewart adlı gazeteciye 'Polo bölgemizde vazgeçilmez bir tutkudur' diyordu. 'Savaşın bir tür yeniden ikamesidir'. John H. Tobe'nin 1960 yılında yayınlanan'Hunza, Cennet Ülkesi'nde Maceralar' adlı kitabında anlattıkları, gazetecinin söyledikleriyle tamamen örtüşmekte: 'Bu ülkede, polo'da kurallar en aza indirgenmiştir ve oyun kısa sürede topun unutulduğu, ikinci plana atıldığı bir ortaçağ savaşına dönüşmektedir. At ve toz bulutu içerisinde biniciler sopalarını birer mızrak olarak kullanarak birbirine saldırmaktadır. Fırsat buldukça geri dönüyor ve izleyicilerin etrafa savrulduğu kalabalığa doğru dörtnala koşuyorlar. Terle kaplı atlar oyunun kahramanıdır ve sahanın bir ucundan diğerine koşmaktadırlar ve bunun öylesine bir tavırla yapmaktadırlar ki İngiliz polosu bunun yanında çocuklar için düzenlenen bir midilli gezisi gibi kalır. Çalgıcılar, cırlak sesli flütler ve gümbür gümbür vuran davullarla kulağı tırmalayan bir patırtı koparmaktadırlar. Yaşlılara göre müzik, atların ilgisini ayakta tutmaya yöneliktir...'. Şehrin keşfi sırasında, tarihi polo sahası; son 'Mir'in oğlu Raja Bahadur Han'ın kurduğu Etnografya Müzesi; 1998 yılında Karakurum Bölge Kalkınma Teşkilatı tarafından kurulan ve yerli Wakhi kadınların işlettikleri ilginç Halı Dokuma Merkezi; Bulbulik (Pamir'in Bülbülleri) Geleneksel Müzik Okulu ve Miras Merkezi; Hussaini Asma Köprüsü gezileri. Öğleden sonra, Gilgit-Baltistan'da son bir gece geçirmek üzere Gilgit'e hareket. Akşamüstü varışı takiben otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

3 Kasım 2019 , Pazar Gilgit - İslamabad

Sabah, havaalanına transfer ve Pakistan Hava Yolları ile İslamabad'a uçuş. Potohar Platosu'nda yer alan Federal başkenti İslamabad, modern mimarisi, geniş ve düzenli caddeleri, yeşil alanları, kalabalıktan ve kargaşadan uzak görünümüyle diğer kentlerden farklı olarak ülkenin gelişmiş ve modern yüzünü temsil ediyor. 1947 yılında bağımsızlığına kavuşan Pakistan'ın, olası savaşlarda denizden gelecek saldırılar karşısında stratejik ve güvenli bir noktaya taşınması için yeni bir başkentin inşa edilmesine karar verildi. Sıfırdan kurulan kentin inşası 1960 yılında başladı. Pakistan'ın diğer büyük kentlerin aksine İslamabad'ın ekonomi, kültür ve sanat alanında önemli bir rolü bulunmuyor. Modern, görkemli kamu binalarına ve pek çok üniversiteye ev sahipliği yapıyor. Diğer kentlerden farklı olarak İslamabad'da ağırlıklı olarak Urduca ve İngilizce konuşulmakta. Pencap, Peştu ve Sind dilleri gibi yerel diller ise, diğer bölgelerden çalışmaya gelenler arasında konuşuluyor. Varışı takiben başkentin keşfi. Pakistan'ın en büyük camii olan Faysal Camii gezisi. 1986'da tamamlanan cami Türk mimar Vedat Dalokay tarafından tasarlanmış. Caminin şekli çöllerde yaşayan bir Bedevi'nin çadırını andırır. Modern İslam mimarisinin başyapıtlarından gösterilen cami 1986 yılında ibadete açıldı. Daha sonra, Shakar Parian tepelerinden İslamabad ve hemen yanı başındaki tarihi kardeş şehir Rawalpindi kentlerinin manzaralarını izleme. Buradaki İslamabad'ın simgelerinden biri olan Pakistan Ulusal Anıtı ve müzesi gezisi. Gezilerin ardından, otele transfer ve yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

4 Kasım 2019 , Pazartesi İslamabad - Taxila - İslamabad

Sabah, İslamabad'ın keşfine devam. Binasının geleneksel mimarisi de dikkat çeken, heykel, resim, çanak çömlek, müzik ve tekstil işleri ile Pakistan halkının kültürel mirasını sergiliyen Lok Virsa Etnoloji müzesini ziyaret. Öğle yemeğinden sonra, İslamabad'ın kuzeybatısında, UNESCO Dünya Mirası Listesi'deki Taxila antik kentini gezmek üzere hareket. Eski adı Takshashila olan Taxila, günümüzde Afganistan'ın kuzeydoğusundaki Celalabad'dan Taxila'ya kadar uzanan Gandhara uygarlığının en önemli kenti idi. Pers İmparatorluğu'na ait olan bu bölge, M.Ö. 327'de İskender'in gelişiyle Makedon kralının hakimiyetine geçmiş. Maurya İmparatoru Çandragupta'nın M.Ö. 321'den sonra bölgede sağlamış olduğu hakimiyet, kral Aşoka'nın ölümüne değin (M.Ö. 232) devam etmiş; böylelikle Gandhara önemli bir Budizm merkezi haline gelmiş. Helenistik kültürün Hint kültürü ile etkileşimi, Greko-Baktriyan veya Greko-Budist olarak anılır. Buddha heykellerine can veren Gandhara ekolü oldukça önemli bir rol oynar. Hint sanatının Budist etkideki ilk ürünleri, M.Ö. III. yüzyılda, Maurya İmparatoru Aşoka dönemine aittir. Daha sonra bölgeyi ele geçiren ve geniş bir uygarlık kuran Kushanlar, Gandhara etkisindeki Budist Hint sanatı ve mimarisinin ilk hamileri olmuşlar. Gandhara sanatının en iyi örnekleri M.S. I. Yüzyılda verilmeye başlanmış. Gandhara sanatçıları tarafından yaratılan Buddha heykellerinin kuşkusuz en önemli özelliklerinden biri de, Buda'nın ilk kez Shakyamuni (Gautama Buddha) olarak yani doğrudan insan şeklinde tasvir edilmeye başlamasıdır. İpek Yolu'nun bir kolu üzerindeki Taxila gezisinden sonra İslamabad'a dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

5 Kasım 2019 , Salı İslamabad - İstanbul

Havaalanına transfer ve Türk Hava Yolları ile saat 06:25'te hareketle saat 10:45'te İstanbul'a varış.
 

Konaklanılacak Oteller

Karaçi - (5 *) Movenpick Hotel

Haydarabad - (4 *) Indus Hotel
Sehwan Sherif - (3 *) Sehwan Divine
Sukkur - (4 *) Hotel One Sukkur
Rahim Yar Khan - (4 *) Hotel One
Multan - (4 *) Ramada Hotel
Lahor - (5 *) Nishat Hotel
İslamabad - (5 *) Serena Hotel Islamabad
Karimabad - (3 *) Serena Hotel Karimabad
Gulmit - (3 *) Silk Route Lodge
Gilgit - (5 *) Serena Hotel Gilgit
İslamabad - (5 *) Serena Hotel Islamabad

 

0

Attractions travelers recommend

Porto Limnionas Beach
“Just Great!!!” 08/27/2013

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Nam velit augue, placerat quis est eget, cursus dictum felis. Morbi non dui vitae nisl pharetra placerat.


31 reviews



Marathonissi (Turtle Island), Laganas
“Beautiful” 08/27/2013

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Nam velit augue, placerat quis est eget, cursus dictum felis. Morbi non dui vitae nisl pharetra placerat.


23 reviews



Navagio Beach (Shipwreck Beach)
“like being on a tropical island” 08/27/2013

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Nam velit augue, placerat quis est eget, cursus dictum felis. Morbi non dui vitae nisl pharetra placerat.


17 reviews



Blue Caves
“A must see” 08/27/2013

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Nam velit augue, placerat quis est eget, cursus dictum felis. Morbi non dui vitae nisl pharetra placerat.


10 reviews



Destek mi İstiyorsunuz?

Tecrübeli ekibimiz sizlere hafta içi 09:00 - 20:00 ve cumartesi 10:00 - 17:00 arası hizmet vermektedir.

0 (212) 354 24 24


Tur Bilgi Talebi Formu

Captcha
Sosyal Medyada Entaş




© 2014 | Gizlilik İlkesi
Tüm Hakları Saklıdır

Faydalı Linkler

E-Bülten

İletişim Bilgilerimiz
0 (212) 354 24 24
entas@entas.com.tr
faks: 0 (212) 354 24 98
Anasayfa | Entaş Turizm Hakkında | Enka Grup | İnsan Kaynakları | Sıkça Sorulan Sorular | Kişisel Verilerin Korunması | İletişim